Bir kent düşünün. Fay hatlarının üstüne kurulu, 21’inci yüzyıla harabe hâlde girmiş bir kent. Ülkenin en yoğun işçi nüfusuna sahip, enerjiden otomotive ağır sanayinin yatırımlarını krize rağmen arttırdığı; zaman zaman kimyasal patlamaların yaşandığı bir sanayi kenti.

Öyle ki bu kent 1999’da yaşanan yıkıma rağmen kendini kurtaramamış, sermayenin istekleri doğrultusunda tarihi bir yeniden inşa fırsatını kaçırmış; her geçen gün yaşanacak İstanbul depreminden nasibini almayı bekliyor.

Bu dosyanın fikri böylesi bir ortamda ortaya çıktı. Tarihe bir not düşmek amacıyla çıktığım bu yolda karşılaştıklarım kentin geleceğine dair kaygılarımı arttırdı. Kentin ileri gelenleri ile girdiğim diyalog ise tarihin kılıcını keskinleştirdi. Çünkü kentin valisinden belediyesine, siyasetçilerinden akademisyenlerine; hepsi deprem gerçeğine dair tarihin affedemeyeceği tutumlar geliştirdi.

Bu sorumluluktan kaçamazsınız

Belediyeler ve siyasetçiler çağrıya cevap dahi vermezken akademisyenler de çağrımı çeşitli gerekçelerle yanıtsız bıraktı. Görüşme sözü veren bir akademisyen ise soruları görünce sadece teknik soruları cevapladı. 6 Mart sabahı vereceği randevuyu önceki akşamdan haber eden Kocaeli Valisi ise önceden tüm detayları bilmesine rağmen soruları yanıtsız bırakarak farklı konularda yardımcı olabileceğini söyledi. Böylece kentin bütün ileri gelenleri, halkın merak ettiklerine karşı kulak tıkamış oldu.

Çağrıma yanıt veren ise yalnızca yurttaşlar ve onların örgütleriydi. Normalde Deprem Haftası olarak bilinen Mart’ın ilk haftasında gün gün yayınlamayı planladığım bu dosya, bahsettiğim nedenlerle bugünden (6 Mart) itibaren dört gün boyunca sizlerle paylaşılacak.

Yarın Kocaeli Çevre Platformu sözcüsü Muammer Hakkı ERSÖZ, ertesi gün Gölcük ve 6 Şubat depremlerinin mağduru olan yurttaşlar, Pazar günü ise Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği (MAG-DER) Kocaeli Başkanı Bahri SOYYİĞİT ve derneğin eğitim koordinatörü Sude KAÇAN konuşacaklar. Kentin geleceğine dair bu tarihsel sorumluluğu yerine getiren herkese Kocaeli’de yaşayan bir üniversiteli olarak ayrıca teşekkür ederim. 

Kenti her geçen gün büyük bir felakete sürükleyen isimlere ise şu sözü hatırlatarak bitirmek istiyorum:

“Tarihte olaylar ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak tekerrür eder…”[1]

[1] Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i, Karl Marx

Related Posts